EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Emek: tek baş tacı edilmesi gereken “Değişmezlik” = “Değer”. (OGD 4: Simsiyah, s 94)

Değiniler

51 Kişi Online
23 Şubat 2018 Cuma 18:20:25

 

Derviş Hüneri’yle Konuşmak. . .

Selahattin Yusuf

8032. Gösterim
Yeni Şafak Gazetesi, 3 Mayıs 1997

Güneşli bir akşamüstü, bir grup genç Buenos Aires sokaklarında volta atıyorlardı. Konu edebiyattı ve sohbet adamakıllı koyulaşmış, tadına doyulmaz hale gelmişti. Söz dönmüş dolaşmış, ülkelerinde halen (o zaman) yaşamakta olan İngiliz asıllı ve dünyanın sayılı zekâlarından biri olan Jorge Luis Borges’e gelmişti. Birkaç kelime, derken bir de ne görsünler, Borges biraz ileride yalnız başına yürüyor... Heyecan artmış, çocuklardan biri iyice yaklaşmış yanına ve sormuş; “Affedersiniz siz Borges misiniz?” Borges cevaplamış: “Evet, ara sıra...”

Geçen gün şair dostum Eren Safi bana o gün başından geçen bir olayı anlattığında ister istemez yukarıdaki hikâyeyi hatırladım.

Gazetede oturmuş konuşuyorduk. Birden aklına geldi ve “Bugün Nuri Pakdil’i gördüm” dedi. “Hadi yaa, anlatsana, konuştunuz mu?” “Hayır” dedi Eren, “Sohbete girebilmek için ilk önce, ‘Affedersiniz’ dedim, ‘Siz Nuri Pakdil değil misiniz?’ “Peki ne dedi”

“Hayır, değilim” dedi... Evet, fikir izdihamının yaşandığı yurdumuz topraklarında, suskunluk yemini etmiş bir “tavır adamı”ndan bahsediyoruz. Binlerce kez, binlerce ağızda çiğnenmiş imgelerin, kavramların gevişi olarak da anlayabileceğimiz günümüzün birçok metnine ve ağzına karşı bir tavır almasını dilerdim bu tavrın. Ne için, gerçekten ne için sustuğunu bilemiyoruz. Ama biz gençleri “suskun bir adam” fikri gerçekten heyecanlandırıyor.

Susmak, yüzbinlerce hoparlörün gücünden daha kuvvetli. O’nun için ağzının dibine kadar sokulup ne söylemeye çalıştığını merak ediyoruz. Pakdil, biliyorsunuz birkaç ay önce yeni bir kitapla suskunluğunu bozdu: “Sükût Sûretinde” O kitapla birlikte, yeni başka bir kitabın daha haberi veriliyordu: “Derviş Hüneri.” Nihayet Derviş Hüneri de çıktı. (Edebiyat Dergisi Yayınları, 1997). Bakalım ağzını ne zaman açacak üstad...

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896